ÖDEME VE BAĞIŞLARINIZ İÇİN: TEB ŞUBE KODU:651 NO: 9639700 IBAN:TR530003200000000009639700
MARİFET KAPISI
tokat ehlibeyt derneği

BANU TAHBAZ



Üzülme!.. Dert etme can!..

3 Temmuz 2011
 

Üzülme!.. Dert etme can!..

 

Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan,

yürüyebiliyorsan... Ne mutlu sana!..

 

Elinde olmayanları söyleme bana...

Elinde olanlardan bahset can!…

Üzülme!.. Geceler hep kimsesiz mi geçecek?..

Gidenler dönmeyecek mi?..

Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede..

Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış...

Bil ki! Güzellikler de var bu hayatta...

Gel Git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?..

“Hüzün olgunlaştırır” ...“Kaybetmek sabrı öğretir”...


 

21 yaşında ölen eroin bağımlısı gencin defterinden çıkan yazı

28 Haziran 2011 Salı
 
 

Düştüm bir batağa çıkamıyorum ana

Öldürüyor beyaz zehir diyorlar adına

Biliyorum yandığımı ama sönmüyorum ana

Bir tadan bir daha bırakamıyor ana

 

Beyaz zehir derlerdi aldırmazdım

Rüya görürsün derlerdi uyanamazdım

Şimdi bir kabustayım,

Korkmaktayım

Bitirdi beni ana yok olmaktayım

 

Gençtim ana cahildim hiç ölmem derdim

Bu sefer son bir daha kullanmam derdim

Öyle değilmiş ana,ben beyaza yenildim

Aynada değişen yüzümdü, değişen bendim

 

Bilseydim düşermiydim bu çıkmaza

Üzermiydim sizi ağlatırmıydım ana

Dost dediklerim itiyor beni uçuruma

Ümidim kalmadı dayanamıyorum ana

 

Kaçmak istiyorum bu dertten bu meletten

Bırakmak istiyorum olmuyor, be ana

Affedin beni ana son özrüm sizden

Seni düşünüyorum yaşamak istiyorum ana

 

Pişmanım ana pişmanım, hemde çok pişmanım

Sizi ne kadar üzdüğümün farkındayım

Siz üzülmeyin, derdime kendim yanayım

Kavrulayım bu dertle, kurtulayım ana

 

Kendimi düşünmüyorum ana yaktım sizi

Çok incittim kırdım tertemiz kalbinizi

Size yakıştıramıyorum şimdi kendimi

Yine de oğlun olarak ölmek isterim ana

 

Babama söyle ana ne olur beni affetsin

Benimde bir oğlum vardı, adı kemaldi desin

Mezarıma gelipte benim için dua etsin

Ne olur ana babam hakkını helal etsin.

 

Yakındır ölüm haberim gelir sana

Gelir tabutun konur musalla taşına

Günahım çok ana çıkamam

Allah'ın karşısınaAna dua et sen yinede biricik yavruna...

 

Hakkını helal eyle ana yaklaşıyorum sona

Bu son sefer çıkıyorum son yolculuğuma

Genç yaşta kavuşuyorum kara toprağa

İbret olsun kaderim ana ardımda kalanlara...



 

DÜRÜSTLÜĞÜN ÖNEMİ

17 Haziran 2011 Cuma,
 

KONFÜÇYÜS, kimi insanlara birşey öğretmenin en iyi yolunun bunu örneklerle göstermek olduğunu biliyordu. Bu yüzden sınıfın tam karşısına geçti. Eline bir vazo aldı, tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu.

Diğer elinde elma vardı.

Öğrencilerin meraklı bakışları arasında, elmayı vazonun içine bıraktıktan sonra, vazoyu y...ere koydu ve şöyle dedi :

"Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı yiyebilir."

Çocuklardan biri acıkmıştı, ilk o davrandı ve elini vazonun Dar ağzından içeri soktu. Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalışıyor AMA başaramıyordu.

"Elimi çıkaramıyorum !"

Konfüçyüs "Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediğin sürece, elini çıkartman mümkün olmayacaktır" dedi.

Çocuk elmayı elinden bırakmak istemiyordu ; AMA sonunda zorunlu olarak bıraktı.

Elini vazodan çıkardığında, yüzünde şaşkınlık okunuyordu.

"Elmanın vazodan nasıl çıkarılabileceği konusunda sizin bir fikriniz var mı?"

Konfüçyüs vazoyu yerden alıp ters çevirdi. Elma vazonun içinden yuvarlanıp avucunun içine düştü. Çocukların hepsi gülmeye başladı. Aslında o kadar basit birşeydi ki bu.

 

Konfüçyus "Fakat bu, göründüğü kadar basit değil" dedi.

Elmayı havada tutuyordu konuşurken.

"Bazen birşeyi gerektiğinde bırakabilmek zor bir iştir.

Onu bırakabilmek de bir beceridir. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz. Eğer kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranmıyorsanız, bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız.

İşte ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz."Devamını Gör

 

 

Konfüçyus "Fakat bu, göründüğü kadar basit değil" dedi.

Elmayı havada tutuyordu konuşurken.

"Bazen birşeyi gerektiğinde bırakabilmek zor bir iştir.

Onu bırakabilmek de bir beceridir. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz. Eğer kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranmıyorsanız, bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız.

İşte ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz."
 

 

KONFÜÇYÜS, kimi insanlara birşey öğretmenin en iyi yolunun bunu örneklerle göstermek olduğunu biliyordu. Bu yüzden sınıfın tam karşısına geçti. Eline bir vazo aldı, tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu.

Diğer elinde elma vardı.

Öğrencilerin meraklı bakışları arasında, elmayı vazonun içine bıraktıktan sonra, vazoyu y...ere koydu ve şöyle dedi :

"Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı yiyebilir."

Çocuklardan biri acıkmıştı, ilk o davrandı ve elini vazonun Dar ağzından içeri soktu. Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalışıyor AMA başaramıyordu.

"Elimi çıkaramıyorum !"

Konfüçyüs "Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediğin sürece, elini çıkartman mümkün olmayacaktır" dedi.

Çocuk elmayı elinden bırakmak istemiyordu ; AMA sonunda zorunlu olarak bıraktı.

Elini vazodan çıkardığında, yüzünde şaşkınlık okunuyordu.

"Elmanın vazodan nasıl çıkarılabileceği konusunda sizin bir fikriniz var mı?"

Konfüçyüs vazoyu yerden alıp ters çevirdi. Elma vazonun içinden yuvarlanıp avucunun içine düştü. Çocukların hepsi gülmeye başladı. Aslında o kadar basit birşeydi ki bu.
ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23